18 Temmuz 2024

HİLMİ GÜLER’E ÇAĞRIMIZDIR!!! FATSALI DAİRE BAŞKANLARI ATAYINIZ

  • PDF
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler 31 Mart seçimleri sonrası “... ciddi değişimlere hazırlıklı olun ...” demişti.
Geçen hafta bu söylemine dair adımlar attı.
3 daire başkanını değiştirdi.
Devamının da geleceğinin işaretlerini verdi.
Ordu büyükşehir belediyesinde 20’nin üzerinde daire başkanlığı var.
Genel sekreterlik, hukuk işleri başkanlığı, genel sekreter yardımcılıkları, özel kalem müdürlüğü, OSKİ genel müdürlüğü gibi idari birimler vs.
Bütün bu üst düzey görevlerde tabii ki değişiklikler olabilir.
Bu değişikliklerin öncüsü de başkan Hilmi Güler’dir. 
Ancak bu değişikliklerde ilçelerin hukukunun da korunması ve temsil edilmeleri elzemdir.
Hilmi Güler; geçen 5 yıllık görev süresinde üst düzey görevlerde Fatsalı bir şahsiyete görev vermedi.
Örneğin; Fatsalı bir daire başkanımız olmadı.
Bu eksikliği geçen dönem başkan vekilimiz Celal Tezcan ve genel sekreter Sait İnan’la paylaşmıştık.
Ciddi bir eksiklik olduğunu yazılarımızda da dile getirmiştik.
Oralı olunmadı.
Eğer bu dönem daire başkanlıklarında veya üst düzey görevlerde değişiklikler oluyorsa; Fatsalı bir-iki isim atanabilir.
Biz de Fatsa olarak büyükşehir belediyesinde temsil edilmek isteriz.  
Bizim de daire başkanlarımız olsun, dertlerimizi onlara iletelim isteriz.
Çeşitli alanlarda bakıyoruz ki; ötekileştiriliyoruz. Ayrı-gayrı muamelesi görüyoruz.
Fatsa ve Fatsalının bu beklentisini Hilmi Güler göremiyor mu?
Eğer görmüyorsa veya görmezden geliyorsa biz buradan hatırlatmış olalım.
Büyükşehir belediyesinde en az iki daire başkanı Fatsalı olmalı.
Nüfusa oranla bir paylaşım olacaksa ki; olmalı... Fatsa ilçemiz dört ve üzerinde üst düzey görevlendirme-lerle temsil edilmeli.
Olmazsa; “Fatsa’mız büyükşehir belediyesinin bir parçası değil mi?” sorusunu sorarız.
Sayın başkanımız Hilmi Güler’den bu dönem için yüzünü Fatsa’ya dönmesini bekliyoruz.
Fatsa’yı idari kadrolar açısından bu kadar yalnız bırakmayınız sayın başkanım...
Dertlerimizi samimiyetle büyükşehir belediyemizde Fatsalı bir hemşerimizle, olası daire başkanımızla  bizde paylaşmak isteriz, doğrusu.
Kapısını çalmadan makamlara girebileceğimiz temsiliyetin olmasını bekleriz.
Bunu sizden özellikle beklemekteyiz başkanım... 
* * *
 
VAATLERİN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ
 
 
Milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçiminin üze-rinden bir yıl geçti.
Seçim sürecinde en üst düzey mevkiilerden vaatler yapıldı.
Bakıyoruz ki yapılan vaatlerin yerlerinde yeller esiyor.
Kimse oralı değil.
Verilen sözler unutuldu bile.
Hele bundan sonra kimse dönüp bakmaz.
Çünkü üç yıl süreyle yatırım yok.
Olası bütün yatırımlar tasarruf tedbirlerine takıldı.
Kimse kimseyi kandırmasın.
Kimsenin yapacağı bir iş yoktur.
Parasız bir iş yapılır mı?
Adam diyor ki; “yatırım yok kardeşim”
Bunun üzerine kim ne söyleye bilir?
O halde patron ne söylüyorsa o...
Şimdi bu tedbirlerin üzerine yeni vaatlerde bulunmanın bir anlamı olmaz.
Çıkıp “Fatsa çevre yolu” üzerinden bir söylemde bulunmanın ve yeni vaatler yapmanın da anlamı olmaz.
Fatsa çevre yolu; kimse kusura bakmasın “bir başka bahara kalmıştır.”
En erken 20 yıl sürer.
Merkezi yönetimden veya yerel yönetimlerden kimse çevre yolunu ağzına almasın.
Ağızlarına “yakan biber” sürerler.
Konuşturmazlar.
Memleketin patronu “3 yıl yatırım yok demedi mi?”
O zaman hiç kimse ağzını açıp “vara-yoğa” konuşup durmasın.
Konuşulan her şey ciddiye alınmaz.
“Boşa atıyorlar” deriz.
Bundan sonra konuşacak olanlar önce “Mehmet Şimşek amcalarına soracaklar.”
Mehmet amca izin verirse bir iki cümle bi şey edebilirler. 
Durum ciddi yani...
Yatırım vaatleri hakkında öyle kimse boşa atmasın.
* * *
 
VAATLERİN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ
 
 
CHP geçen hafta İstanbul Saraçhanede eğitim mitingi yaptı.
Atanamayan öğretmenler ve eğitimde şiddet vakalarının önlenmesi adına yapılan mitingde; öğretmenler meydanlara çıkmış oldu.
CHP öncülüğünde yapılan mitingler bir seri olarak devam edecek.
Ezilen kesimlerin sesi olmak için meydanlara inen CHP; bu seriye devam edecek sanırım.
Bir ülkede “Eğitim, Bilim ve Aydınlanma” alanlarında sorun yaşanıyorsa büyük problemler sizi bekliyor  demektir. 
Öğretmenler niye sorun yaşarlar?
Emekliler neden geçim sıkıntısı yaşarlar?
CHP bu kesimlerin dertlerine derman olmak adına meydanlara iniyorsa doğru bir politika ortaya koyuyor demektir.
Öğretmenler ve öğretmen adayları Saraçhanede buluştu.
Esas 26 Mayısta Ankara’daki büyük emekli mitingi buluşması merak konusu.
10 bin lira maaş alan emekliler meydanı nasıl dolduracak bakalım.
Yaşanamaz ücrete mahkum edilmesine nasıl ses verecek bakalım.
Bu ücrete mahkum olmaması gerektiğini nasıl haykıracak bakalım.
CHP, bütün il başkanlıklarına talimat verdi.
Gelecek emeklilere araçlar tahsis edilecek.
Haydi emekli ahali; hakkını aramak için büyük emekli mitingine katıl.
* * *
MiLLi BAYRAM COŞKUSU 
 
 
Milli bayramlardaki toplumsal coşku ve kutlama refleksi göğsümüzü kabartıyor.
Halkımız bayramlarına önem gösteriyor.
Ciddi bir sahiplenme söz konusu oluyor.
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda önemli başlangıçların yaşandığı günlerdir, milli bayramlar.
19 Mayıs 1919 bu günlerin en değerlisidir.
Ülkemizin kuruluşunun ve kurtuluşunun ilk günüdür.
Anadolu’dan başlayan kurtuluş destanının yazıldığı ilk günüdür.   
Toplumun geniş kitleleri bu tarihsel günleri coşkuyla kutluyor.
Atatürk’üne sahip çıkıyor, kuruluş ve kurtuluşuna özen gösteriyor.
Cumhuriyet bilincini her geçen gün daha çok güçlendiriyor.
Demokrasisine sahip çıkıyor.
Bütün yıpratmalara, küfürlere, negatif politikalara ve propagandalara karşı cumhuriyet değerlerine ilgi gösteren halkımız kurucu iradesine saygı duyuyor.
18-19 Mayıs Cumartesi ve Pazar günleri tüm yurtta meydanlar şenlik ve şölen alanlarına dönüştü.
Konserlerle inledi.
Organizasyonlarda yerel yönetimler önemli görevler üstlendi.
Etkinlikler düzenlediler.
Milli bayramlar vesilesiyle milli duyarlılıkları teşvik ediyorlar.
* * *
 
 
 
PERŞEMBE YAYLASINDA BOSTAN YIKIMI
 
 
Aybastı-Perşembe Yaylası tarihsel olarak en uzun geçmişe sahip bir yayladır.
Dolayısıyla yerleşim bakımından da bir şehir görünümüne bürünmüştür.
Resmen “KENT” olmuştur.
Etrafı da obalarıyla mahalle halini almıştır.
Aybastı’daki tüm mahalleler Perşembe Yaylasında obalarını oluşturmuşlar.
Oysa yaylalar kamuya ait arazilerdir.
Bakınız ki; bireyler bu alanlara binalarını yaparak şahsi arazisiymiş gibi alınır satılır olmuş.
Adam kaçak-göçek bina yapmış, bostan çevirmiş satılığa koymuş. 
Yayla; ciddi bir rant alanına dönüşmüş.
Bir haftadır kolluk kuvvetleri yaylada bostan yıkımı yapıyor.
 Çevrili bütün alanları yıkıyor.
Bostan sahipleri müthiş tepkiler gösteriyor.
Aslında Perşembe Yaylası başta da belirttiğim gibi bir kent olmuş.
Etrafı da mahalle. 
Bu durumda yıkım bir çare mi?
Kamuya göre evet.
Yıkıyor zaten.
Vatandaş açısından çözüm ne?
Yıkılmaması isteniyor.
Be kardeşim; devlet arazisine yapılanma doğru mu?
Yasak olduğunu bile bile…
Birde ranta dönüşüyorsa. 
Alınır satılır hale getirilmişse.
Kamunun buna bir dur demesi gerekiyordu.
Ne söyleyebiliriz.
* *

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde