18 Temmuz 2024

HAYDEEE

  • PDF

    Ülkeyi yirmi bir yıldan beri idare eden,  yaptığı yapmadığıyla ve yıktığı her şeyi gördüğünüz takiyeci AKP’nin başını çektiği Cumhur İttifakıyla, demokrasi, adalet, özgürlük, insanca yaşam ve adil bir paylaşım isteyen CHP’nin önderliğindeki Millet İttifakı arasında tercih yapmaya az kaldı.

    2018 yılında yaşama geçen başkanlık sistemine göre; yürütme yetkisi ve görevi cumhurbaşkanı tarafından, anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir maddesiyle  cumhurbaşkanı siyasî kararları verme konusunda tek yetkilidir. Bakanların hiçbir siyasî yetkisi ve meclise karşı sorumluluğu yoktur, cumhurbaşkanının teknik çalışma ekibidirler.

    Beş yıldan beri güçsüz parlamento, güçlendirilmiş tek adam tarafından yönetilmeye başlandıysa da yönetilemediği ustalık dönemiyle ülkenin çöküşünden ve haramilerin ortaya çıkışından belli olmuştur.

    Bu sürecin sonunda tek adamın ve çevresinin sürekli güçlendiği, ülkenin ise geriye giderek hukuksuzluklar, sosyal dengesizlikler, gelir dağılımı bozukluğu, kazanımların kaybedilmesi, yolsuzluklar,  ........  gibi AKP’lilerin bile fark ettiği kötü yönetimini parlatmak için hayal alemlerinde dolaşarak, olmayan ya da sonuçlanmayan projeleri apar topar sonuçlanmış gibi ortalıkta gezdirmeleri toplumsal rahatsızlıkları hissetmelerindendir.1930’lu yılların sonunda uçak yapan ülke günümüzde otomobil yapmaya yeni başlamışsa küme düşmüş demektir.!

    Nerede üretildiği belli olmayan TOGG denilen bir araba yol yol, yutturabilseler uçak gemisi diyecekleri çıkartma gemisi ise kah özgürce, kah selamlama töreni için marmara karadeniz, 1990’ların ilk yarısında TUSAŞ tarafından yapılan ve sonra özel sektörce geliştirilen İHA ve SİHA’lar havada dolaştırılarak oy avcılığına başlatıldılar.

    Hepimiz sanayi ve teknolojimizin daha çok gelişmesinden, üretimin artmasından memnun olur ve gurur duyarız. Sanki vatandaşların vergileriyle değil de kendi paralarıyla yapmış gibi kasılarak anlatmaları akıllara “görmemişin çocuğu olmuş, tutmuş şeyini koparmış” atasözünü getiriyor. Ancak gençlerimizin cep telefonu almak için Gürcistan’a niçin gittiğini, Bulgarların alış veriş için niye Edirne’ye geldiğini, çalınanlar ile yolsuzlukları sorgulamıyoruz. Milletin malı KİT’lerin haraç mezat satışıyla yandaşlara, araplara peşkeş çekildiğini sorgulamıyoruz çünkü “bal tutan parmağını yalar” sözünü ve kader defterini şiar edinmişiz.

    “Sonuna kadar reis” diyen erdemsiz ve niteliksiz insanlar ortaya çıkarak kendilerini tanıtıyorlar.! Kimi sağlığın gelişimini doktor dövmeye endeksleyerek cehaletin tavan yaptığını gösteriyor. Bağışlasalar böylelerinin kadavrası bile kullanılmaz. Özellikle eğitimli insanlara karşı oluşturulan nefret diliyle kin güdüsünün araştırılması ve tez zamanda önlenmesi gerekmektedir. Nedir bu doktorların çektiği, Erdoğan, “Gidiyorlarsa gitsinler,” cahiller ise dövelim diyor.!

    Soğan ekmek yiyelim deyiminin rafa kalktığı, patatese bile ulaşmanın zorlaştığı günleri yaşamaya başladık. Düşünce yapınızı bozan patatesin filizinden sonra soğan vatandaşın cebini, sizin ise Pazar günü gözünüzü yakacak.!

    Umudunu kasete bağlayan yöneticilerin olduğu, Cumhuriyet tarihinin en seviyesiz ve gergin seçiminde “herkesi kör, âlemi sersem sanarcasına” dış güçler diye bir sorumlu bulmuşlardı. Geçen günlerde İmralı’ya giderek terörist başıyla görüşenler ifşa olunca da dış güçlerin yanına teknik heyeti de literatürlerine eklediler. Ancak meydanlara çıkıp; Osman Öcalan’ı televizyona çıkarttıklarını, Habur’da kurdukları çadır mahkemeler .... gibi yaptıklarını umursamayarak Millet İttifakını terörist diye suçlamadan geriye kalmıyorlar. Çünkü anlatacak başarı hikayeleri ve vizyonları yok, bolca takiyeleri var.

    Yapılan iyi işlerin gururunu yaşayıp, yapılamayanların bahanesini muhalefete bağladılar.! Siyaseti sürekli sertleştirmelerinin sonucunu alarak Erzurum’da, büyük beyinli insanları beyinsizlere şeytanca taşlatarak Nene Hatun’un  kemiklerini sızlattılar. Ancak taşların daha hiç bir düşünceyi yok edemediğini anımsayamadılar.!

    Erzurum belediye başkanının olaylara şehreminiden çok şehir eşkiyası gibi yaklaşması ise yadırganacak bir durum değil mi? Her ne kadar şaşırsak da “balık baştan kokar” atasözünü unuttular.

    Millet İttifakının sürekli ve ayağı yere basan proje ürettiği seçim döneminde Cumhur İttifakı ortakları ise olayları çarpıtıp dedikodu, yalan ve hakaret üretirken yandaşları da tehditlerini sürdürüyorlar.

    Hafta sonu yapılacak ve taş atanlar ile çiçek dağıtanlar arasında geçecek olan 28. Dönem parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçiminin; ülkemize huzur, barış ve aydınlık günler getireceği inancıyla, bu anlamlı günde başta büyükanamız Zübeyde hanım olmak üzere tüm anaların gününü kutlarken “Hadi ananı da al git” diyenlere karşı “Haydeee” diyenlerin zaferine inanıyorum.

    Sağlıcakla kalın, kendinizi gelecekte de şeytanlara taşlatmayın...!

 

 

trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde