03 Aralık 2021

DİNİN DİREĞİ DOĞRULUKTUR

  • PDF
Her gün birileri birilerine hakaret ediyor, birileri birilerini ötekileştiriyor. Küçücük çocuklar kaçırılıyor, tecavüz ediliyor, hunharca katlediliyor.
Şiddet her yerde, kadınlarımız sokaklarda öldürülüyor.
Savurganlık, israf ve gösteriş, açlık, yoksulluk ve pişmanlık aynı karede.
 Her geçen gün büyüyen uçurum, zengin fakir farkı….
Bir tarafta, belediyelerden gelecek erzak kolilerini bekleyenler, diğer tarafta trilyonluk rezidanslarda, saraylarda halktan kopuk yaşayan zenginler, krallar.
AVM’ler, yüksek binalar, gösterişli mabetler, pahalı arabalar sözüm ona gelişmişlik!
63 İslam ülkesi üretimde bir Almanya etmiyormuş, şimdi laf mı yani?
Adalet, hakkaniyet, hoşgörü, merhamet vaaz konularına mahpus!
Başörtüsü, Cuma namazı, birkaç sembol ve ritüel dindarlık göstergesi ya da siyasete malzeme! Prim yapmıyor etik ve estetik değerler…
Tiyatral sahneler ve ağlayan ses tonu, dinin en güzel anlatımı!
Bir taraf ötekiyle savaş halinde, sebep; mezhep kavgası, iktidar hırsı…
Haberlerde “ Allahü ekber” öldürme çığlığı, silah ve sakal fotoğraftaki görüntü!
Demokrasi ve özgürlükler, liderlerin din anlayışlarına, egolarına endeksli!
Güven yok, huzur yok, adalet yok, özgürlük yok, demokrasi yok, kadın erkek eşitliği yok.
Kan var, ölüm var, korku var, yoksulluk var, yolsuzluk var, mutsuzluk var, despotizm var, tiranlar var ,kadınlar per perişan…
Nereden mi bahsediyorum; söylemeye gerek var mı?
Ülkelerini terk eden Müslümanlar Avrupa ya da Amerika’yı tercih ediyor.
Nedeni gayet basit daha iyi şartlarda yaşamak için.
Müslüman kendi dininden olmayan insanlara daha mı çok güveniyor dersiniz!
Dinimizle ilgili bir sorun yok… Atatürk’ün ifadesiyle “ En ekmel din İslam”
Peki, şimdi şu soruları da soralım;
Allah’a inanıyor muyuz?
Yoksa “ mış “ gibi mi yapıyoruz?
Bu sorumluluğu özgürlükle temellendiren inançlı bir toplum nasıl bir görünüm verir?
Hemen söyleyelim, yukarıdaki fotoğraf çıkmaz, çıkamaz. Çünkü gerçekten Allah’a inanan, kendine ihanet edemez, şahsiyet insanıdır. Haktan ayrılmaz, adalet için titrer, çünkü haklar Allah’ın sınırlarıdır. Evrende tüm varlığa saygı duyar, itibar eder, ihtimam gösterir.
Sadece Allah’a bağlandığı için korkusuz olur.
Bir eksen hattı ve yönelişi vardır; sıratı müstakimde (dosdoğru yolda) ilerler.
Bugün inanmanın ne manaya geldiğini yeniden düşünmek durumundayız. 
İnancın iyi kötü, doğru, yanlış, çirkin güzel kavram çiftlerini nasıl etkilediğini ve hayata nasıl yansıtılması gerektiğini, günümüz ihtiyaçlarına göre irdeleyecek ve kavramsallaştıracak zihinlere şiddetle ihtiyacımız var.
Aksi takdirde, geçmişe öykünerek, hikayeler, masallar anlatarak, şekle, şemale indirgenerek anlatılacak din dindarlığın götüreceği yer, içinde yaşadığımız  halden öte olmasa gerek.
Bizi var eden, bizi biz kılan kavramların içini boşaltmaktan ya da son örneği Validebağ’da olduğu gibi toplumla bütünleşmiş mekanlara yıkıcı ekiplerle girmekten kaçınmıyor.
           Yerli yerine oturmayan siyasetin, hukukun yerine konulan keyfiyetin, temel değerleri gözardı etmenin toplumu götüreceği yer bellidir. 2000 yıldır tarih sahnesinde yer almış ve bundan sonra da var olması gereken Türk Milleti çok iyi bilmek durumundadır. Kalın sağlıcakla!
 
trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde