18 Eylül 2021

DİN YANLIŞLIKLARA MALZEME EDİLEMEZ

  • PDF

             Soma faciasından ortaya çıkan tablo gösterdi ki, tedbirsizlik had safhada….

             Yani tüm mesele para !

             Yani Kur’ani ifadesiyle “ çokluk “ veya “ biriktirme “ hırsı…..

             Köle ticareti, zulüm düzeni on beşinci, on altıncı yüzyıllarda mı kaldı zannediyorsunuz?

             Adı değişmiş köleliğin onlarca yüzü dolaşıyor aramızda…..

             Kadın ticareti, çocuk ticareti, organ ticareti, din ticareti vb. hesapları, rantları, siyasetleri uğruna canlara kıymaktan çekinmeyenlerin, sıkıştıkları yerde dini kavramlara sarılmaları akla ziyandır.

             30 liralık çalışmayan  maskeleri madencilere reva görenler, İstanbul’un göbeğine gökdelenler dikiyor!

             Canavarlığın, doymazlığın, aymazlığın adı da kader oluyor. Öyle mi?

             Karın tokluğuna, ölümün soluğunu her an ensesinde hissederek çalışan maden işçilerinin ne farkı kölelerden?

             Yeme içme, dinlenme molası verilmeden, kilometrelerce yürüyerek çalışacağa yere ulaşan bu insanların haklarını nasıl ödeyecek bu sorumlular?

             Hani nerede Peygamber’in “ yanında çalıştırdığın kimseye, yediğinden yedir, giydiğinden giydir” sözü!

             Emeği sömürenlere, onların üzerinden servetlerine servet katanlara göz yumanlar da, müteselsilen büyük vebal altında olduklarını akıllarından çıkartmasınlar.

             Kader demek, tedbirsizliği, cehaleti Allaha fatura etmektir. Kendisini “ Rahman” ve “ rahim” olarak tanıtan yüce Allah’a, bu düpedüz iftiradır. Kur’an, Allah’a iftira eden toplumların kurtuluşa eremeyeceklerinden bahseder. “ takdiri insaninin” ve hatta “ takdiri nefsaninin” adı “ takdiri ilahi” olmuş, yazık !

              Sorumluluğu hiçe sayan, kendilerini temize çıkarmaya çalışanlara, biri çıksa; bu ölümler Almanya’da, Fransa’da olmuyor da neden hep Müslüman çoğrafyalarda  oluyor; haşa Allah Müslüman düşmanı mı ki hep Müslümanları öldürüyor; diye sorsa, nasıl karkarlar bu sorunun altından?

             Din, yapılan yanlışlıklara örtü değildir.

              Din, siyasete malzeme değildir.

             Din, başörtüye, camiye gelince bangır bangır bağırılacak; haksızlıklara, ölümlere, zulümlere gelince yapılacak kalkan hiç değildir.

            Allah insanların neyi, nasıl, ne şekilde yapacaklarını dikkate alacağını ve ona göre hesaba çekeceğini bildirmiştir.

           Zalim, zulmünün gerekçesini kadere yükler.

           Mazlum da aczinin gerekçesini kadere yükler.

           Zalimin zulmü karşısında örgütlü toplum olamamanın acılarını çekiyor mazlumlar.

           Susmak, rıza göstermek, hakkını aramamak, örgütlenmemek acılara acı katacaktır.

           O halde emeğine sahip çık!

            Bu sözüm de soma’ya gönderilen, “ sabrı tavsiye eden” hocalara; Acaba yanlış yapan yetkililere de “ hakkı tavsiye” edip, sorumluluklarını hatırlattılar mı? Bu cesareti gösterebilecek kaç hoca çıkar?

             Hz. Ömer, devlet başkanı olduğunda, şu soruyu sorar; Şayet bir yanlış yaparsam ne yaparsınız? Sahabeden biri ayağa kalkar ve; Seni bu eğri kılıçlarımızla doğrulturuz, cevabını verir.

             Evet, kılıç, adalettir, Kılıç, hakkaniyetle davranmaktır. Kılıç haktan, hukuktan ayrılmamaktır .kalın Sağlıcakla!

 

trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde