18 Mayıs 2021

M.Ö VE M.S

  • PDF

                  Milat, tarihe göre İsa’nın doğduğu gün olup başlangıç noktası 1 Ocaktır. Geriye doğru ise Milattan öncesi kabul edilir. Kısa adıyla M.S olarak anılan, milattan sonrası ise İsa’nın doğumundan sonraki süreçtir. Hz. İsa, özellikle hıristiyan alemi için ne kadar önemliyse, insanlık ve ülkelerin tarihi de o kadar önemlidir.

                  Ülkemizin yakın tarihini bununla kıyaslarsak M.Ö ve M.S arasındaki açık ve uçuk farkları belleğimizi zorlarsak görebiliriz. AKP hükümetleri öncesini ve şimdiki zamanı sağduyuyla kıyaslarsak mevcut durumu doğru olarak değerlendirebiliriz.

                  AKP öncesine M.Ö dersek, ne vardı ne yoktu bakalım:

                  Dindarlık vardı, dinden beslenenler azınlıktaydı. Sonrası ise din üzerinden ticaret ve siyaset yapanlar çoğaldı. Çoğalmakla da kalmayıp bireysel çıkarları için baş köşede ya da köşe başlarında yerini aldılar.

                  Başbakanlık önüne yazar kasa atılabilirken, Merkez Bankasının 128 milyar dolarını sorgulamak suç olmaya başladı.

                  Pudra şekeri, şeker tadındayken sonrası kokaine dönüştü.

                  Yap-işlet devret modeli yokken, otoyollar, köprüler, şehir hastaneleri, hava limanları gibi yerler Deli Dumrul usulü ücretlendirilerek geçenden ve geçmeyenden de ücret alınmaya başlandı.

                  Daha şeffaf olan yönetim modeli, kapalı kutuya dönüşmeye başladı. Kasaların yerini ayakkabı kutuları aldı. Para sayma makinaları rezidanslara taşındı.

                  Seçilenlere saygı duyulurken, millet iradesinin yerini kayyumlar aldı. Ulusal çıkarları gözetenler baştacı edilirken, sonrası dünyaları karardı.

                  Anayasal kurumlara çoğunlukla güven duyulurken, “Anayasa Mahkemeleri kapatılmalıdır” diyen yerli ve milli olduğunu iddia edenler sahne aldı.

                  Saygı duyulan TBMM başkanlarının yerine, miletvekillerini pişman edecekler geldi.

                   Aldığı kararlara önce kendisi saygı duyan yöneticiler vardı. Sonra yerini salgın için “Kapalı, kalabalık ortamlardan uzak durmalıyız” diyen ancak söz kapalı salonlarda yapılan AKP kongrelerine gelince “Bu konuyu gündemde tutmanın kimseye faydasının olmadığı kanaatindeyim” diyerek ayrımcı davranan ve aldığı kararlar çıkarlarına olunca uymayanlar aldı.

                   Köyler mahalle, koylar imara açılarak inşaat alanı oldu.

                  Kazanılmış haklar vardı, sonrası ne hak ne de hukuk kalırken, liyakat da ortadan kalktı.

                  Yapılan yardımlar için “sağ elin verdiğini sol el görmeyecek” gibi güzel adetlerimizin yerini reklam için yapılan yardımlar ve sosyal yardımların yerini sadakacılık aldı.

                  Zor günlerde vatandaşa yardım edilirken, şimdilerde iban numaraları yollandı. Göreve gelirken sonlandıracağız sözü verilen üç “Y” ise hepten pik yaptı.

                  Güçlü, güvenilir ve caydıcı gücü olan ordumuz vardı, kumpaslarla sıradanlaştırıldı.

                  En önemlisi ise Milat öncesi toplumsal ahlak varken, sonrası her alanda ahlaksızlık toplumu örümcek ağı gibi sardı. Kaldı ki ilacı olmayan bu hastalıkla baş etmek zorlaştı.

                   Biz keşke milat sonrasını yaşamasak daha iyi olurduk. Milat öncesine dönmekten başka çaremiz kalmadı.

                  Bilseydik milattan sonra gerekir diye biraz mutluluk saklardık.!

 

trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde