18 Eylül 2021

emre-eser

Başörtüsüyle girdiler de ne oldu?

  • PDF

1 Kasım 2013 tarihinde bir ilk yaşandık ve 4 tane milletvekili başörtüsü takarak meclis sıralarında yerlerini aldı.

Peki bu vekiller meclise başörtüsü takarak girince ne oldu?

Yönetim şeklimiz “şeriata” dönmedi. Halen Türkiye CUMHURİYETİ’nde yaşıyoruz.

Mollalar, şeyhler etrafımızı sarmadı.

Görüldüğü üzere laikliğin felanda elden gittiği yok.

Demokrasimiz de çok şükür yerli yerinde durmakta.

Bu başörtüsü konusunun bu kadar gündemde olması, bunun bir mesele haline dönüştürülmesi hatta bunun üzerinden siyasi rantlar sağlanmaya çalışılması bile ülkemiz demokrasisinin ne kadar çok geride olduğunun kanıtı olmuştur.

Din olgusu ve dinin gereği olan örtünme kavramı sosyal yapı ve yaşantıdan soyutlanamaz. Müslüman bir bireyin tercihleri doğrultusunda ve istediği alanda bu dini vecibelerini gerçekleştirmek istemesi kadar doğal bir hakkı yoktur. Aynı şekilde bir Hristiyan vatandaşın, bir Musevi vatandaşında bu hakkı mevcuttur.

Din olgusu bireysel bir tercih meselesidir. %99’u Müslüman olan bir ülkedeki vatandaşların dini vecibelerini istediği şekilde yaşamak istemesi kadar doğal bir durum yoktur.

Burada mühim olan bireysel hak ve özgürlüklerin ön olanda tutulması gereğidir.

İster laik ister dindar ister anti demokrat olsun hangi görüşe sahip olursa olsun herkesin ortak noktası bireysel özgürlük ve kişisel haklara olan saygıdır.

Bence asıl sorun; Başörtüsüyle meclise girilmesinin sorun olarak görülmesidir ve bunun siyasi bir rant olarak kullanılmasıdır. Bundan sonra başörtüsünü sorun olarak görenler bakalım neyi sorun olarak kullanmaya ve bundan rant elde etmenin peşine düşecekler.

Türkiyede yaşanan islam; ortadaoğudakinin aksine ılılımlı ve ötekini dışlamayan şekildedir. Bunun kaynağı ise yetiştiğimiz demokrasi kültürüdür. Bu demokrasi kültürünü ve kazanımları sağlayan ise M.K.ATATÜRK ve çevresindeki kurmaylarıdır.

Atatürk’ün hiçbir zaman türbanı ve türbanlıyı ötekileştirmeyeceği bariz ortada olmuştur.

Atatürk önderliğinde Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda laiklik ve din olgusunu çok profesyonel şekilde sentezlemiştir. Kemalizm anlayışı dini ve onun gerekliliklerini asla soyutlamamıştır.

Gelgelelim kemalizmin bazı savunucuları başörtüsüne çok katı davranış sergilemekteydi. Fakat çoğu artık katı davranış ve tutumlarından vazgeçtiler. Yapılması gereken en başından buydu.

Bana göre bu 4 milletvekilinin başörtüsüyle meclise girmesi geç kalınmakla birlikte demokrasimizi güçlendirmiş ve bir kademe daha ileri götürmüştür.

Kimsenin şüphesi olamasın ki; lakliğin elden gittiği, şeriatın geldiği felan yok.

Yapılan bilimsel araştırmalar ve anketler sonucu şeritatın ve anti laik tutumun toplum arasında itibar görmediği ortaya konulmuştur.

Bırakalım biz şu başörtüsünü felanda..

İşsizlği nasıl azaltabiliriz.

Kişi başına düşen milli geliri ve refah düzeyini nasıl yükseltebiliriz.

Bizim ağır sanayimiz ne zaman dünya pazarında kendine yer bulur.

Bilgi toplumu ve bilişim çağına nasıl ayak uydurabiliriz.

Yıllardır çok değerli diye konuştuğumuz ama bir türlü işleyemediğimiz bor madenini nasıl rantabıl hale getirebiliriz.

Dış ticaret açığı değil de, nasıl fazlasını verebiliriz bunu tartışalım.

Eğitim, sağlık, hukuk, insan hak ve özgürlükleri, demokrasi gibi alanlarda nasıl en yüksek faydayı sağlayabiliriz.

Gelin bunlara kafa yoralım..

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde