18 Eylül 2021

emre-eser

Kemalizm’in Başörtüsü’ne Yaklaşım Süreci

  • PDF

Kemalist söylem; geleceğe sıkı sıkıya bağlı, modernliğin gerekliliklerini laiklikle özleştiren, din ile siyasi meseleler arasında ayrım olması gerektiğini savunan, bireysel özgürlüklere büyük önem veren olgulardan meydana gelir.

Devamında; devlet ile vatandaş arasında dengeli bir ilişki olması gerektiğini, İslami toplumla çatışmacı olmayan bir tarzı tercih edip; farklılıkların çözümünde diyalog ve karşılıklı anlayışı benimser.

Fakat Türkiye’de üniversitelerde ve kamusal alanda kendine yer bulmaya çalışan İslami düşünceler karşısında katı davranış sergiler.

Başörtüsünü dini simge olarak görerek; üniversitelerde (şuanda üniversitede başörtü konusunda daha ılımlı yaklaşım sergilenmekte) ve kamu kurumlarında izin verilmemesini savunur.

Bakıldığında Kemalist Söylem bireysel özgürlüklere bu kadar önem verirken; Kemalist söylem savunucuları, acaba başörtüsü sorununu bireysel özgürlük meselesi olarak görmüyorlar mı?

Geçtiğimiz yıllarda başörtüsü takanların üniversiteye alınmasına Kemalist Söylem savunucuları tarafından büyük tepkiler gösterilirken, şuanda eskisi kadar katı davranış sergilenmeyerek üniversitelere başörtüsüyle girilmesi çoğu Kemalist tarafından daha ılımlı karşılanıyor. CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın zamanda ki açıklamalarına baktığımız da; başörtüsüyle üniversitelere girilmesine karşı olmadıkları anlaşılıyor. Hatta şu anda kamuda da başörtüsüyle çalışılmasına karşı çıkılmayacağı anlaşılıyor.

Aslında Kemalist söylem İslami toplumla çatışmacı olmayan bir tarzı seçerken, bireysel özgürlüklere bu kadar önem verirken hatta sorunların çözümünde diyalog ve karşılıklı anlayışı benimserken; Kemalist söylemin savunucuların neden başörtüsü konusunda ilk zamanlar bu kadar katı davranış ve düşünceler sergilediklerini anlamış değilim…

Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti kurduğu yıllarda; laik reformları geleneksel dini değerlerle çatışmaya girmeden başarıyla yerleştirmişken; günümüzde başörtüsü meselesi Kemalist Söylemi savunanlar tarafından neden uzlaşmacı bir tavırla çözülmeye çalışılmadı?

Bireysel özgürlüklere önem veren Kemalist söylemin ışığında; Kemalizm’in savunucuları da başörtüsü sorununa en başından bu yana daha ılımlı ve yapısalcı yaklaşamazlar mıydı?

Soruna ılımlı yaklaşım sergilenseydi her şey çok daha farklı olabilirdi belki de… Bu farklılık Kemalizm savunucularının iktidara gelmelerine bile vesile olurdu. Çünkü Kemalimizle din arasında çok derin ayrılıklar yok gibi duruyor. Ülkemizin yüzde 99’u Müslümanken neden Kemalistler bu denli manevi değerlerle çatışsın ki. Kaldı ki Kemalistlerin içerisinde dini vecibelerine karşı çok duyarlı olanlar da var.

Hiç bir şey için geç kalınmış sayılmaz aslında…

Bu süreçten sonra başörtüsü meselesi bireysel özgürlük olarak tanımlanmalıdır.

Görülüyor ki; bu alanda başörtüsünün bireysel bir tercih olduğu siyasal zeminde de tüm taraflarca anlayışla karşılanıyor. En başından bu yana olması gereken de buydu zaten.

Dolayısıyla İslami ve Kemalist gruplar uzlaşmaya varmak için etkileşim içerisinde olmalı ve karşıt taraflar birbirlerini anlamaları için müzakeler devam etmelidir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde