18 Eylül 2021

Bir 30 Nisan Sabahı…

  • PDF

Yirmi yıl önce…

Daha dün gibi…

Acı yüreğe düşünce anlatamıyor insan kimseye, ya da “ İçimdeki bu sıkıntı niye” diye paylaşamıyor kişi, bir başka kişiyle…

Ateş düştüğü yeri yakıyor…

Boğuyor seni o an; o an ki atmosfer…

Bilinmeyen iki kol sıkıyor gövdeni, sıkı sıkıya sarıyor ve seni nefessiz bırakabiliyor…

İşte o an “ Ben ölüyor muyum” be diye darlanıyorsun…

Sıkışıyor, bunalıyorsun…

Ateş yüreğine düşüyor..

Anlamıyorsun…

***

Ciğer paren, baban, atan, senin dünyaya gelmene vesile olan bir varlık, o an bu dünyadan göç ediyor…

Yüce Allah, bir daha geri dönmemek üzere, en çok sevdiğini, senden koparıyor…

Ama sen, seni sıkan o bunaltıyı halen o onulmaz acıya yoramıyorsun…

Yakıcı, boğucu ve öldürücü sıkıntının bir saat sonrasında, babanın öldüğünün haberini alıyorsun…

Yanıyor, yıkılıyorsun…

Ama Nafile…

Neye yarar…

Ne fayda…

Olan oldu..

Babam öldü…

***

Babam yirmi yıl öce öldü..

Onsuz geçen yirmi yıl boyunca,

Babam hep benimle oldu…

Ömrüm el verdiği sürece yüreğimin en güzel yerinde ve köşesinde yaşatacağım babamı…

Babalar ölmesin…

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

trafik cezası öde kredi kartı ile fatura öde online fatura ödeme fatura öde